İktidarın ekonomik modeli vatandaşa yıkım getirdi

Kurdaki sert dalgalanma ve art arda gelen zamların ardından yaşanan gelir kaybı ve hayat pahalılığı iktidarın oy oranlarına yansımaya başladı. Prof. Dr. Uzunoğlu, "Tablo ortada zaten. Yüksek enflasyon platosunda geçim birincil problem haline geldi. Halkın öncelik ihtiyacı geçim derdi. Bu da bütün siyasi dengeleri değiştirebilir" dedi.

Ekonomi 22.03.2022, 07:05
İktidarın ekonomik modeli vatandaşa yıkım getirdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “faiz neden enflasyon sonuç” teziyle bir yıl önce ilk adımları atılan “Ekonomide Türkiye Modeli” patlayan döviz, faiz ve enflasyonla yurttaşı hayat pahalılığı karşısında inletirken AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı da eritiyor.

Cumhuriyet'teki yer alan habere göre; Türkiye ekonomisinde önemli bir kırılma yaratan Merkez Bankası eski Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasının üzerinden tam bir yıl geçti. 18 Mart’ta politika faizini yüzde 19’a çıkaran Ağbal, 20 Mart’ta görevden alındı. Ardından göreve gelen ve Saray’ın talimatlarının dışına çıkmayan Şahap Kavcıoğlu ilk altı ay faize dokunmadı ancak eylülde Hazine Bakanı Nureddin Nebati’yle başlayan ve yüzde 14’e gerileyen faizle birlikte ekonomide yeni krizli bir döneme adım atıldı. 

VATANDAŞIN DERDİ GEÇİM

Ekonomideki bu olumsuz gidişat siyasi partilerin oy oranlarına yansımaya başladı. Yapılan bütün anketlerde, yurttaşların en büyük sorunu “ekonomi” ve “gelecek belirsizliği” olarak ortaya çıkıyor. 2021 Nisan ayında Metropoll araştırma şirketinin anketine göre AK Parti ve MHP’nin toplam oyu yüzde 39 olarak görünüyordu. Aynı şirketin 2022 Mart ayı başında açıkladığı ankete göre ittifakın oyu yüzde 36’ya geriledi. İktidara yakınlığı ile bilinen ORC araştırma şirketinde de oy oranları daha yüksek olsa da oylardaki erime gözle görülüyor. 2021’in ilk aylarında ittifakın oy oranı tahminini yüzde 48.4 olarak açıklayan şirket, son yaptığı ankette oranın yüzde 36.8’e kadar gerilediğini açıkladı. 

Bunun yanı sıra IPSOS araştırma şirketinin yaptığı anket çalışmalarına göre vatandaşın en önemli gündemi ekonomi olurken, ekonominin kötüye gittiğini söyleyen  katılımcıların oranı yüzde 81’i buldu. Yurttaşların en fazla tepki gösterdiği ve en çok zorlandıkları maliyetler ise elektrik ve ısınma giderleri olarak sıralandı. 

Ekonomistler ekonomi verileri ile oy oranları arasındaki bağlantıyı şöyle yorumladı: 

Prof. Dr. Taner Berksoy: Normal olmayan bir ekonomi tablosu var ortada. Seçime kadar sürekli bir toparlanma mümkün görünmüyor. Ancak çok fazla faktör var global ekonomide, yani savaş vs var her an iktidarı kurtaracak bir kaynak da gelebilir.

'SIFIRDAN POLİTİKA ŞART'

Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu:  Tablo ortada zaten. Yüksek enflasyon platosunda geçim birincil problem haline geldi. Halkın öncelik ihtiyacı geçim derdi. Bu da bütün siyasi dengeleri değiştirebilir.

Prof. Dr. Taner Berksoy:  Geçim derdi yurttaşı vuruyor. İktidar kanadı şu an çok da umursuyor gibi değil. Ciddi bir şekilde sıfırdan bir ekonomi politikası oluşturulmadığı durumda bir değişiklik olmaz.   

Nebati’nin “yeni ekonomik model” olarak tanımladığı ve temelinde “faiz nedendir enflasyon sonuç” tezinin kanıtlanması üzerine kurulan yeni modelde ne yazık ki önce kurlar patladı. Geçen yıl mart ayında 7.20 seviyelerinde olan Türk Lirası, hızla değer kaybederek Aralık’ta 18 lira oldu. Hükümetin faiz artırmak yerine Kur Garantili Mevduat Sistemi uygulamasını başlatmasıyla ise bugün bir dolar 15 TL sınırında duruyor. Yani geçen yıla göre tam iki katına çıktı. 8.50 seviyelerinde olan Avro ise 20 lirayı geçtikten sonra 16.50 seviyelerine yerleşti. 

Bir yıl önce yüzde 16.19 olan enflasyon oranı ise faiz indirimiyle düşmek ne kelime 2022 Şubat ayında yüzde 54’ü geçti. Bu yılın yüksek enflasyonla kapanacağını hükümet de artık kabul ediyor. Ülkelerin kredi risk primini gösteren ve uluslararası büyük yatırımcılar için en önemli göstergelerden birisi olan Kredi Risk Primi (CDS) ise yine aynı dönemde 370 seviyelerinden 677’ye kadar yükseldi. 

Yorumlar (0)
25
açık