Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen İslam Dünyası Anayasa Yargısı Konferansı Açılış Kongresi'ne katıldı.

Buradaki konuşmasında Batı ülkelerine tepki gösteren Erdoğan, "Yunanistan'ın şımarıklığına ve zalimliğine Batı ülkeleri kayda değer tepki göstermiyor. Bu zulmü engelleyecek, aralarında çocuk ve kadınların olduğu mazlumların haklarını koruyacak hiçbir çabaya rastlamadık" diye konuştu. 

Bahçeli'den Erdoğan'ın adaylığına destek: Vesayetçilerin başını kaldırması boşunadır Bahçeli'den Erdoğan'ın adaylığına destek: Vesayetçilerin başını kaldırması boşunadır

ŞAŞIRTAN 'ADALET' ÇIKIŞI

Türkiye'de 'yargı bağımsızlığı', tartışılan konularından en başında gelirken; Erdoğan'ın 'adalet' çıkışı da dikkat çekti.

"Devlet ancak ve ancak adalet üzerinde yükselir, gelişir, büyür" diyen Erdoğan, "Adalet dağıtamayan devlet tıpkı çürük bir bina gibi yıkılıp gitmeye mahkumdur. Önümüzdeki yıl yasama ve yargıyı güçlendirecek yeni reformları ülkemize kazandırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

  • İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde hayata geçirdiğimiz anayasa ve yargılar konferansının ilki bundan 4 yıl önce ülkemizde gerçekleşmişti. Bugün başlayan ve 2 gün boyunca devam edecek konsferansta hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi konular konuşulacak. 
  • Bizim devlet geleneğimizin esası, "insanı yaşat ki devlet yaşasın"dır. Devletin görevi, hepsi eşit haklara sahip insanlara güvenlikten temel ihtiyaçların karşılanmasına her anlamda birinci sınıf hizmet vermektir. Hizmetin kalitesini belirleyen kıstas ise devleti yönetenlerin becerisi, dirayetidir. Hiç şüphesiz devlette kendi içinde güçler dengesine sahiptir. Yasama, yürütme, yargı arasındaki denge kadar bunların kendi içindeki uyum o kadar önemlidir. Yürütmenin krize girmesi topyekün sistemi tıkar. Yargının işleyişindeki aksaklıklar da sistemde hataya yol açar.

'ADALET DAĞITAMAYAN DEVLET ÇÜRÜK BİR BİNA GİBİ YIKILMAYA MAHKUMDUR'

  • Hiç şüphesiz bu tablo içinde yargının ayrı bir önemi vardır. Üstelik Türkiye bu konuda çok kötü örnekler yaşamıştır. Devlet ancak ve ancak adalet üzerinde yükselir, gelişir, büyür. Adalet dağıtamayan, vatandaşına adaletle hükmedemeyen devlet, tıpkı temeli çürümüş yıkılmaya mahkum bir bina gibi gider. Türkiye olarak geçmişte yaşadığımız tecrübeler ışığında son 20 yılda adalet hizmetinin kapasitesini artırdık.
  •  Devlet ancak ve ancak adalet üzerinde yükselir, güçlenir, büyür. Adalet dağıtamayan devlet tıpkı çürük bir bina gibi yıkılıp gitmeye mahkumdur. Önümüzdeki yıl yasama ve yargıyı güçlendirecek yeni reformları ülkemize kazandırmak istiyoruz. 
  •  Hak ve özgürlükleri ilgilendiren her meselede tavrımızı insan önceliğiyle belirliyoruz. Milletimizin hayrına olduğuna kanaat getirdiğimiz hiçbir konuda komplekse kapılmadık, kapılmayız. Artık 20 yılı geride bırakan iktidar yıllarımızın en önemli alametifarikası hak ve özgürlük politikasını asla kaybetmemiş olmasıdır. Bunca yıldır bize rehberlik eden reformcu ruhu hep diri tutmakta kararlıyız.

BATI'YA MESAJ

  • Kendi güvenlikleri söz konusu olunca taş üstünde taş bırakmayanlar, bizim hukuk ve adalet sistemimize laf söylüyor. Hukuk ve insan hakları meselesinin devletlerarası mücadelenin aracı haline getirilmesi tehlikelidir. Uluslararası kuruluşların ve kimi batılı devletlerin söylemleri ile eylemleri arasında uçurumun ceremesini mazlumlar, temel hak ve özgürlükleri hunharca gasp edilenler çekmektedir. Sınırlarının dışındaki mazlumları görmezden gelenlerin, konu kendi güvenlikleri olunca faşizmin en ilkel refleksleri sergilemelerini ibretle takip ediyoruz. 
  • Neredeyse 12. yılını tamamlamak üzere olan Suriye krizi bunun en acı örneği olarak karşımızda duruyor. Bu kriz karşısında maalesef insanlık iyi bir intiham veremedi. Türkiye'nin arasında bulunduğu bir avuç ülke dışında kimsenin umurunda olmadı. Ne Aylan bebeğin dramı, ne de bombalar altında can verern çocukların acıları Batı'lı ülkeleri harekete geçiremedi.
  • Yunanistan'ın şımarıklığına ve zalimliğine Batı ülkeleri kayda değer tepki göstermiyor. Bu zulmü engelleyecek, aralarında çocuk ve kadınların olduğu mazlumların haklarını koruyacak hiçbir çabaya rastlamadık.