Gazeteci Yusuf Cinal, Polemik TV'de Kadir Kaplan'ın sorularını yanıtladı.

Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı 2021 Türkiye Raporu’nu değerlendiren Gazeteci Yusuf Cinal önemli açıklamalarda bulundu. 

Ankara’ya ağır eleştirilerin yapıldığı raporun maddeleri şöyle: 

Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere saygı alanlarında elle tutulur ilerleme kaydedilmediği belirtiliyor. Bu olmadan da AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlama şansı olmadığı mesajı veriliyor.

Gereken reformlar konusunda siyasi iradenin bulunmadığı ifade ediliyor.

Raporda Türkiye'deki mevcut ekonomik durum "kaygı verici" olarak tanımlanıyor.

Cumhurbaşkanlığının bağımsız olması gereken Merkez Bankası ve İstatistik Kurumu gibi kurumlara müdahale ettiği belirtiliyor ve bu kurumların bağımsızlığının AB üyeliği için vazgeçilmez kriterler olduğu hatırlatılıyor.

Hukuksal güvenliğin olmaması yabancı yatırımları ciddi biçimde tehlikeye sokabileceği ifade ediliyor.

Türk hükümeti, "Osman Kavala davasında AİHM kararına açıkça meydan okuyarak, AB üyelik sürecini yeniden başlatma emellerini kasten imha etmekle" suçlanıyor.

Türkiye ve AB'nin, üyelik sürecine paralel olarak, üst düzey diyalog ve modernleştirilmiş bir anlaşma vasıtasıyla, "demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere saygı koşullu, yeni, dengeli ve mütekabiliyet ilkesine dayalı ortaklık" arayışına girmeleri isteniyor.

Türkiye için "ekonomik ve stratejik planda önemli ortak" ifadesini kullanan rapor; ticaret, göç, kamu sağlığı, iklim, ekolojik dönüşüm, güvenlik ve terörle mücadele gibi müşterek çıkar alanlarında Türkiye'yi "önemli bir komşu" olarak tanımlıyor.

Türkiye ve AB'nin Kafkasya, Suriye, Irak ve Libya politikalarının "çeliştiği" not ediliyor. Ankara'nın Suriye ve Irak topraklarındaki askeri operasyonları kınanıyor.

Ukrayna'ya desteği için Ankara'ya teşekkür ediliyor ancak Rus yöneticiler ve Rus oligarkları hedef alan yaptırımlarla ilgili tutumunu gözden geçirmesi ve Rus sermaye ve yatırımları için "sığınak olmayı bırakması" isteniyor.

Raporda Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile "tam dayanışma" mesajı verilirken, Ankara'ya da "Kıbrıs'ta iki devletli çözüm önerisinden vazgeç" mesajı veriliyor.

Ankara'ya bir kez daha "Ermeni soykırımını tanı" çağrısında bulunulurken, Erivan ile Ankara arasındaki son zamanlarda yürütülen diyaloğun olumlu görüldüğü de belirtiliyor.

Göç ve sığınmacılar konusunda işbirliğinin devamını savunan rapor, bu alanda Mart 2016'da imzalanan siyasi deklarasyona iki tarafın da saygı duymasını istiyor ve Türkiye'ye yönelik göç baskısını anladığını belirtmekle birlikte, Türk hükümetinden göçmenleri "siyasi malzeme" olarak kullanmamasını istiyor.

Brüksel’de yaşayan Gazeteci Yusuf Cinal, “Kabul edelim ya da etmeyelim… Türkiye’nin Brüksel’den görünüşü bu. AB raportörü, Türkiye’deki; temel özgürlükleri, demokrasiyi, hukuku, ekonomiyi ve diğer sorunları gözlemlemiş. Bu rapor AP’ye sunulmuş. Bu raporun bir bölümü kesinlikle kabul edilemez ama özellikle Türkiye’nin temel özgürlükler, demo0krasi, hukuk vurguları, AB üyeliği vizyonundan uzaklaşması acı gerçeklerdir. Siz hala seçim barajını %7’de tutarak katılımcı demokrasiden söz edemezsiniz. AB’de en yüksek baraj %5” dedi. 

Avrupa’da pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşının ardından alım gücünün düştüğü iddialarını da değerlendiren Cinal, “Bir yakınımızın Almanya’da düğünü olacak. 20 kadar aile ferdimiz Almanya’ya geldi. Buradaki ekonomiyi görünce şaşkınlıklarını gizleyemediler. Türkiye ve AB ülkelerinin kıyaslanması abestir. Almanya’da enflasyon şu an 8,5. Belçika’da %3’ten, %7’ye çıktı. Bu artışlar da bizi etkilemedi. Temel gıda maddelerine zam yapılmasına devlet izin vermiyor. Enerji faturaları bizi yakıyor ama Belçika bütün ailelere yardım yapmaya başladı. Pandemi döneminde devlet işi duranlara her ay maaş verdi. Küçük bir kuaföre bile 3 bin- 4 bin Euro yardım etti” ifadelerini kullandı.