CHP İzmir İl Örgütü tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103’üncü yıl dönümü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle kutlandı.
CHP İzmir İl Sekreteri Tevfik Türk, CHP İzmir Kadın Kolları İl Başkanı Zahide Kurun ve CHP İzmir Gençlik Kolları İl Başkanı Ruhsar Selis Çelik’in Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu ile başlayan tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
İl, ilçe yöneticileri, belediye başkanları ve partililerin katılımıyla gerçekleşen törende konuşan CHP İzmir İl Sekreteri Tevfik Türk, "30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 103’üncü yıl dönümünde tarihimizin en büyük zaferlerinden birini anmak, kutlamak için bir araya geldik. Bu sefer bir milletin yeniden doğuşunun, özgürlüğe ve bağımsızlığa susamış bir halkın ayağa kalkışının zaferidir. 30 Ağustos yalnızca askeri bir destan değil emperyalizme, işgale boyun eğmemeye karşı verilen eşsiz bir mücadeledir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde, Anadolu'nun dört bir yanından yoksul köylülerin, emekçilerin, kadınların ve gençlerin yazdığı bu destan bize bağımsızlığın, özgürlüğün ve Cumhuriyet'in bedelini hatırlatır. Bugün burada yalnızca bir zaferi değil aynı zamanda Atatürk'ün bizlere emanet ettiği cumhuriyeti, laikliği, özgürlüğü ve halkın iradesini savunma kararlılığınızla haykırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki 30 Ağustos, geçmişin zaferi olduğu kadar geleceğe yürüyüşümüzün de ilham kaynağıdır" dedi.
"30 Ağustos'un ruhu hapsedilemez"
Konuşmasında tutuklu CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun mesajını da paylaşan Türk, şunları kaydetti:
"Bugün bu konuşmayı Buca Kırıklılar Cezaevi'nde siyasi tutsak olarak tutulan sayın il başkanımız Şenol Aslanoğlu yapsın sizlere. Ama inanın ki kendisi cezaevinde olsa da aklı ve mücadele ruhuyla bizlerle aynı duyguları paylaşıyor. Sürekli olarak örgütümüze ilettiği mesajlarla ve mektuplarıyla mücadelemize destek olmaya devam ediyor. Sevgili başkanımızın mesajını okumak istiyorum, 'Sevgili yoldaşlar, 30 Ağustos'un ruhu teslim olmayanların, diz çökmeyenlerin hak, hukuk ve adalet mücadelesi verenlerin ruhudur. Bu zaferi yaratan irade bugün bizlere yol göstermektedir. Hepinizi yürekten kucaklıyorum. Zafer Bayramımız kutlu olsun.'
Bu mesaj yalnızca bir selam değil. Aynı zamanda bir hatırlatmadır. 30 Ağustos'un ruhu hapsedilemez. Tıpkı Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesi gibi. Tıpkı bu milletin bağımsızlık sevdası gibi. 103 yıl önce yorgun ve yoksul bir millet büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde ayağa kalktı. Yedi düvele karşı verdiği mücadelede tüm dünyaya, Türk milletinin iradesi asla 'teslim alınamaz' dedi. O gün işgalci ordular vardı, bugünse milletimizin alın terine, emeğine, hakkına göz dikenler var. O gün düşman Anadolu'ya çökmek istiyordu bugünse yanlış politikalar yüzünden çiftçimiz toprağını ekemez, işçimiz emeğinin karşılığını alamaz, gencimiz umudunu yurt dışında arar hale geldi. Ama herkes bilsin. Nasıl ki 30 Ağustos'ta bu millet emperyalizme karşı dimdik durduysa, bugün de her türlü baskıya, adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı dimdik ayaktadır. İşte biz buradayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak buradayız. Halkın yanında, milletin safındayız ve söz veriyoruz. Atatürk'ün izinden giderek bu ülkeye yeniden adaleti, eşitliği, huzuru ve kardeşliği getireceğiz. Bugün bizlere düşen görev sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğiyle bu zaferin ışığında cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve halkın iradesini korumaktır. Atatürk'ün 'zafer benimdir diyebilenindir' sözünü rehber edinerek. Daha çok çalışacağız, daha çok mücadele edeceğiz ve yarınlarımızı daha aydınlık kılacağız. Yaşasın 30 Ağustos Zafer Bayramı. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti."
Tugay: "Halkımızın bize ihtiyacı var"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da "Tarihimizin en büyük en anlamlı zaferlerinden birisi olan 30 Ağustos'un 103’üncü yıl dönümünde o gün kazanılmış o zaferin gururunu halen en kuvvetli şekilde yüreğinde, aklında, vicdanında hisseden Cumhuriyet mücadelesinin, özgürlük mücadelesinin o günkü siyasi yapısı olan Kuvayi Milliye'nin bugünkü devamı olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne bu bayram kutlu olsun" dedi.
CHP İzmir İl Örgütü'ne seslenen Tugay, şöyle konuştu:
"Milletimizin bize ihtiyacı var. Halkımızın bize ihtiyacı var. Ne kadar çok insanın annesinden doğduğu andan itibaren haksızlıklara, adaletsizliklere maruz kaldığını düşünün. Bu devletin imkanlarından eşit yararlanamayan o insanlar başta olmak üzere emeğinin karşılığını alamamış çalışa da istediği yere gelememiş. Onlarca yıl, 30 yıl, 40 yıl bir görev yapmış olmasına rağmen hak ettiği o emekliliği huzur içinde yaşayamayan, bugün okullarda okurken geleceğine dair hayal kurmakta, umut etmekte zorluk yaşayan açıkçası bir eli yağda, bir eli balda olup da devletin de, dünyanın da nimetlerinden umarsızca yararlanıp ülkesini düşünmeyenler bir tarafa, milletin geri kalanının yüzde 90'ı diyebileceğim kitlenin umudu biziz. Umudu sizlersiniz. Cumhuriyet Halk Partililerdir.
"Bu bir seçim kazanmak değil, bir ülkeye sahip çıkma mücadelesi"
Bugünden tezi yok her ne yapacaksak bu halk için yapacağız. Bu millet için yapacağız. Zamanında partimizin kurucusu, Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyeti kurup bize emanet eden o büyük insanın hayali; bu ülke demokratik bir ülke olacak. Kendini kimin yöneteceğine kendisi karar verecek. Bunun için demokrasiyi en iyi şekilde işletecek demişti Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Demişti ki; bu ülkenin vatandaşlarının her biri, her ferdi vatandaş olarak eşit haklara sahiptir. Ve devlet sosyal devlet olacaktır. Çalışan insanın, işçisinden, çiftçisinden, memurundan, öğretmeninden herkesin emeğinin karşılığını aldığı devletinde kimsesizlerin kimsesi olduğu bir devlet olacak burası demişti. Laik olacak demişti. Devletin dini olmaz. Devletin dini adalettir. Kim hangi dinden olursa olsun, kim hangi mezhepten olursa olsun inancın özgürce yaşayacak ama devlet herhangi bir inanç grubuna özel olarak destek sağlamayacak demişti. Laik olacak demişti Türkiye Cumhuriyeti. Ve demişti ki dünya çağdaş dünya bilimi bir tarafına sanatı, kültürü bir alıp eğitimin imkanlarından faydalanıp o günün dünyasının gereğini yerine getiren o günün dünyasının ihtiyaçlarını halkına temin etmiş, çağdaş, muasır medeniyet seviyesinde olacak bu ülke demişti. Ve Mustafa Kemal Atatürk demişti ki bu ülkenin kadınları erkeklere göre daha düşkün haklara sahip olmayacak. İkinci sınıf insan olmayacak bu ülkede, eşit olacak demişti. Öyle ki Avrupa'dan da bugün biz gelişmişiz diye övünen bir çok ülkeden de önce kadınlar seçme seçilme hakkını vermişti Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Ve bunun gibi daha onlarca şehit. Eğitim reformuyla, kültür reformuyla, sanatçıya, bilim insanına verdiği değerle, işte o güzel insan. O mavi gözlü güzel insan, bizim yaşamımız boyunca önderimiz olmuş bundan sonra da her zaman gerçek liderimiz olacak inşallah. Lafta söylenmiş değil, iliklerimize kadar, son hücremize kadar işlenerek bu görevi yerine getireceğiz arkadaşlarım. O mücadelenin devamını getireceğiz. Bu bir seçim kazanmak değil, bir ülkeye sahip çıkma mücadelesidir. Bundan, bundan asla geri adım atmayacağız.
"Bizi bölmeye çalışanlara inat daha fazla birlikte olacağız"
Bizi bölmek isteyen, aramıza nifak sokmak isteyen, herhangi birimize iftira atarak herhangi birimizi etiketleyerek, damgalayarak yandaş medyasında bunun propagandasını yaparak bizi bölmeye çalışanlara inat daha fazla birlikte olacağız. Ben halktan gelen bir insanım, halkın içinden, öğretmen çocuğuyum ben. Gurur duyuyorum öyle bir insanın evladı olduğum için. Ben gurur duyuyorum bir zaman pazarcılık yaptım çocukken. Ben gurur duyuyorum işportacılık yaptım. Ben gurur duyuyorum, çıraklık yaptım. Ben gurur duyuyorum yokluk, yoksulluk yaşadım. Ama bizler ülkesini seven, milletinin her bir ferdine saygılı ve Cumhuriyete saygılı, Cumhuriyete inanan insanlar olarak yaşadık. Onurumuzdan bir gram ödün vermedik. Ben ve benim gibi herkes, sizler de öylesiniz biliyorum. Burada hiç kimse konaklarda büyümedi. Pamuklara sarılıp da bu noktalara getirilmedi. O yüzden bu millet, bu halk bilmeli ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin her bir ferdi halkın temsili için buradadır. Kendisi için değil. Kendisinin çıkarı için değil. Kendisine kişisel hedefleri için değil. Kariyeri için değil. Bu millet için ve bu halk için buradayız."
"Bu görev hepimizin boynunun borcu"
Başkan Cemil Tugay, 30 Ağustos'un, dünyanın ve Türkiye'nin en büyük zaferlerinden biri olduğunu belirterek, "Dünyanın ve Türkiye'nin en büyük zaferlerinden birini kazanan bir ordu var. O orduda her biri çıplak ayakla, yırtık ayakkabıyla, günde bir öğün neredeyse sadece ekmek yediği ya da bir kap hoşaf içtiği yemekle beslenerek günlerce uykusuz kalarak hastalığını, ağrılarını, susuzluğunu bir tarafa atarak çoluğunu çocuğunu, eşini, annesini, babasını köyünde evinde bırakarak o gün o savaş meydanında bir araya gelmiş onurlu binlerce vatan evladı var. Bu zafer onların zaferi" dedi.
Ordunun başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bu milletin bağrından yetişmiş, hayatı boyunca ülkesini, milletini sevmiş, deli gibi çalışmış, en az uyumuş, en fazla aç kalmış, en fazla yorulmuş o büyük lider olmasaydı o güzel çocukların, o güzel ordunun galip gelmesinin mümkün olmayacağını söyleyen Tugay, şunları kaydetti:
"O yüzden biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e daha fazla minnet borçluyuz. O gün orada yaralanan, savaşan, hayatını tehlikeye atan, canını veren herkes bizim ayrı ayrı kahramanımız. Ama biliyoruz ki o orduya, başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderlik yaptığı için o gün o zafer kazanıldı. Bugün bilin ki bu ülke yüz binlerce, milyonlarca kahraman insanın yaşadığı bir ülkedir. Hepsi çalışmak için hazır. Hepsi mücadele için hazır. Hepsi biliyor ki bu ülke içinde bulunduğu zorluklardan yine bu milletin kararlılığı kurtaracak. Ama ama Cumhuriyet Halk Partisi işte bu millete önderlik edecek insanları işinden çıkarması gereken örgüttür. Siz bunu adaletle baktığınız zaman, liyakate baktığınız zaman hak edeni hak ettiği görevi teslim ettiği zaman yapacaksınız. Biz bu görevi yerine getirmek zorundayız. Bu da bizim boynumuzun borcu. Bunu asla unutmayın. Bir taraftan geçmişte yapılan o büyük mücadelenin onurunu her yıl bu yıl da olduğu gibi yaşamaya devam edelim. Ama diğer taraftan bize yüklenmiş olan bu sorumluluğu asla unutmayalım. Milletin bize ihtiyacı var. Milletin itilmiş kakılmış, dışlanmış adaletsizliğe uğramış haksızlığa uğramış her bir ferdinin Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihtiyacı var. Onlar için başarmak zorundayız. Ve bu orduya, bu orduya liderlik yapacak, önderlik yapacak insanları da doğru şekilde seçmek zorundayız. Bu görev de hepimizin boynun borcudur. Ben size inanıyorum."
"Bu mücadelenin bir neferiyiz"
Tugay, saçma sapan iftiralara ve ithamlara maruz kaldığım dönemler olduğunu, bunlara gülüp geçtiğini ifade ederek, "Yaşadığım hayat boyunca nerede durduğum, nasıl durduğum, neyin mücadelesini yaptığımı bilen biliyor. Bu partinin 15 yıllık üyesiyim. 15 yıldır sokaklarda, caddelerde sessiz sedasız bir tane fotoğraf bile çektirmeden nasıl mücadele ettiğimi de bilen biliyor. Benim bu partiye, bu partinin kurucularına, bu parti için gerekirse canını ortaya koymuş, emeğini değil, hayatını ortaya koymuş insanlara karşı yanlış yapman mümkün mü? Böyle bir şey olabilir mi? Bu iftiraya tabii ki güleceğiz ve geçeceğiz" diye konuştu.
Bugünden tezi yok her türlü başka hesabı bir tarafa bırakarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kazanması için, geleceği için mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, "Sonsuz sevgi ve saygımla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bize 30 Ağustos'ları 29 Ekim'leri, bu asil devleti asil milleti bize armağan eden herkese şükranlarımı sunuyorum. Kaybettiklerimizin ruhları şad olsun. Ben ve benim gibi arkadaşlarımız burada oldukça bu milletin başını önüne eğdirmeyeceğiz. Herkesin bayramını kutlu olsun" dedi.
(ANKA)