Kars hayvancılığının en önemli meslek örgütlerinden biri olan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde seçim ateşi, hukuksuzluk iddialarıyla alevlendi. Başkan Adayı Mustafa Vargün, mevcut yönetimin yaklaşık 11 bin üyeye sahip birliği, sadece 152 kişinin katılımıyla yapılacak 50 kişilik bir salona hapsetmeye çalıştığını duyurdu. Vargün, bu tabloyu basit bir organizasyon tercihi değil, üretici iradesine kurulmuş bilinçli bir baraj olarak nitelendirdi.
"11 bin üretici yok sayılıyor"
2022 yılındaki genel kurulda üye sayısı çok daha az olmasına rağmen 1.901 üreticinin sandığa gittiğini hatırlatan Vargün, "Bugün asıl üye sayısı iki katından fazla artmışken, seçimi sadece 152 kişiyle sınırlamak, seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırmaktır. Bu durum, daha baştan sakat ve meşruiyetsiz bir seçim kurgulamak demektir," ifadelerini kullandı.
Usulsüzlük ve mali şüpheler gündemde
Sürecin işleyişine dair çarpıcı detaylar paylaşan Mustafa Vargün, mevcut yönetimin demokratik teamülleri hiçe sayan bir yöntem izlediğini savundu. Seçime katılacak üyelerin yer aldığı hazirun listelerinin tüm yasal başvurularına rağmen kendilerinden köşe bucak gizlendiğini belirten Vargün, bu durumun şeffaflık ilkesine vurulan bir darbe olduğunu vurguladı.
Hukuksuzluğun boyutunun sadece liste gizlemekle sınırlı kalmadığını ifade eden Vargün, binlerce üreticinin birlik ana sözleşmesine aykırı şekilde, hiçbir uyarı yapılmadan ve noter aracılığıyla resmi bir bildirim gönderilmeden üyelik haklarından mahrum bırakıldığını dile getirdi. Bu "usulsüz ihraç" dalgasının birliği dar bir çevrenin kontrolüne sokma çabası olduğunu söyleyen Başkan Adayı, iddiaların mali boyutuna da dikkat çekti. Birlik adına kullanılan krediler, kuruma ait taşınmazlar ve mali işlemler üzerinde kara bulutların dolaştığını hatırlatan Vargün, bu konularda halen devam eden savcılık soruşturmalarının birliğin itibarını ve geleceğini ağır biçimde tehdit ettiğinin altını çizdi.
"Sessiz kalanlar sorumluluğa ortaktır"
Açık bir irade gaspı ile karşı karşıya olduklarını belirten Mustafa Vargün; Tarım ve Orman Bakanlığı, Kars Tarım İl Müdürlüğü ve Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’ni acilen müdahale etmeye çağırdı. Vargün, "Bu sürecin görmezden gelinmesi hâlinde doğacak zararların sorumluluğu, yalnızca mevcut yönetimin değil, susan ve seyirci kalan herkesin omuzlarında olacaktır," diyerek yetkililere sorumluluklarını hatırlattı.
İşte açıklamanın tamamı:
Ben Mustafa Vargün, Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkan Adayı olarak kamuoyuna açıkça sesleniyorum: Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı ve Yönetim Kurulu, 03/01/2025 tarihinde yerel ve ulusal basın ile birliğin internet sitesi üzerinden yaptığı ilanla, yaklaşık 11.000 üyeye sahip birliğin 07/02/2025 tarihinde yapılacak seçimli olağan genel kurulunu, yalnızca 152 kişinin katılacağı, 50 kişi kapasiteli bir salona sıkıştırılmış bir organizasyon gibi duyurmuştur. Bu tablo, basit bir organizasyon tercihi değildir; binlerce üreticinin iradesinin bilinçli olarak devre dışı bırakılmasıdır. Oysa bu birlikte 7.500–8.000 asıl üye oy kullanma hakkına sahiptir ve 2022 yılında yapılan son genel kurulda, bugün sahip olunan asıl üye sayısının yarısından azına rağmen 1.901 üretici sandığa gitmiştir. Bugün asıl üye sayısı iki katından fazla artmışken seçimi 152 kişiyle sınırlamak, seçme ve seçilme hakkını fiilen ortadan kaldırmak, daha baştan sakat ve meşruiyetsiz bir seçim kurgulamak demektir. Dahası, seçime katılacak üyeleri gösteren liste gizlenmiş, tüm başvurularımıza rağmen tarafımızla paylaşılmamış ve bu liste Kars Tarım İl Müdürlüğü’ne gönderilerek fiili durum yaratılmıştır. Birlik Ana Sözleşmesi açık olmasına rağmen, binlerce üye hiçbir uyarı yapılmadan, süre verilmeden ve noter bildirimi gönderilmeden fiilen üyelik haklarından mahrum bırakılmıştır. Bu, açık ve net bir hukuk dışılıktır. Mevcut yönetim bu uygulamalarla birliği demokratik bir meslek örgütü olmaktan çıkarıp dar bir çevrenin kontrolüne sokmuş, binlerce üreticinin iradesini yok saymıştır. Bununla birlikte, birlik adına kullanılan krediler, birliğe ait mallar ve mali işlemlerle ilgili son derece ciddi iddialar ve halen devam eden savcılık soruşturmaları bulunmaktadır. Gelinen noktada, bu yönetim anlayışının yalnızca demokratik temsil hakkını değil, birliğin itibarını, mali yapısını ve kamu yararını da ağır biçimde tehdit ettiği açıktır. Buradan tüm birlik üyelerini, Kars Tarım İl Müdürlüğü’nü, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’ni ve yetkili tüm kurumları göreve davet ediyorum: Ortada açık bir hukuksuzluk, açık bir irade gaspı ve açıkça işlenen suçlar vardır. Bu sürecin görmezden gelinmesi hâlinde doğacak zararların sorumluluğu, yalnızca mevcut yönetimin değil, susan ve seyirci kalan herkesin omuzlarında olacaktır.