TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü'ne ait maden ocağında 7 Ocak 2013'te yerin 630 metre altında ani metan gazı püskürmesi sonucu taşeron olarak çalışan Star İnşaat A.Ş.'nin 8 işçisi hayatını kaybetti, 8 işçi yaralandı. Kazanın meydana geldiği dönemde TTK Kozlu Müessese Müdürü olan Kazım Eroğlu, TTK Kozlu Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz, Şube Müdürü Ahmet Aktaş, taşeron firma Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlileri Ersin Koparan, Mustafa Ünlü ile firma mühendisleri Yüksel Keskin, Murat Çınar ve Uğur Öztürk hakkında 'Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten, Zonguldak 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Dava sürerken dönemin TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur hakkında Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla yeni iddianame yazıldı. Yöneticilerin yargılaması ana davadan bağımsız olarak devam etti. Ana davada, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı İlal Köksal, şirket görevlisi Ersin Koparan'a 'iyi hal' indirimi uygulayarak 'Basit taksirle ölüme neden olma' suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Dönemin Kozlu Müessese Müdürü Kazım Eroğlu ile Müessese Müdür Yardımcısı Nurettin Yılmaz 'tali kusurlu' oldukları gerekçesiyle 3 yıl 4'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Eroğlu ile Yılmaz'ın cezaları para cezasına çevrilirken, ana davadaki şube müdürü Ahmet Aktaş ve firma çalışanları Mustafa Ünlü, Murat Çınar, Uğur Öztürk ve Yücel Keskin beraat etti.

2 DAVA BİRLEŞTİRİLDİ

Yargıtay 12'nci Ceza Dairesi ana davadaki kararı, “Bilinçli taksir' uygulanmalı" diyerek bozdu. Ardından üst düzey yöneticilerin de yargılandığı dava ile bozulan dosya birleştirildi. Birleştirilen dosya ile 9 sanığın bu kez 'Bilinçli taksirle öldürme' suçundan TTK üst düzey yöneticilerinden Rıfat Dağdelen, Burhan İnan, Mahmut Yılmaz, Mehmet Açıkel, Mustafa Şimşek ve Çetin Onur ile TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü Yapı Denetim Grup Başkanı ve Hizmet Alım Şube Müdürü Ahmet Aktaş, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket görevlisi Ersin Koparan hakkında 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama devam etti.

'PROJEYİ BEN HAZIRLAMADIM'

Bozma kararının ardından yeniden görülen davanın 2'nci duruşması yapıldı. Duruşmaya tutuksuz sanıklar Rıfat Dağdelen, Ersin Koparan, Mehmet Açıkel, ölen madencilerin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Bozma kararına karşı söz verilen şirket görevlisi Ersin Koparan, "Bu ihale 2 aşamalı bir ihale olarak yapıldı. İlk etap 2003 yılında diğeri 2008 yılında yapıldı. Ben 2011 yılında görev aldım. Bu yıllar arasında gerek kurumun gerek işverenin yapmadığı ya da eksik ya da hatalı yaptığı işler, ben o tarihte çalışıyormuşum gibi bana atıfta bulunularak kusurlu olduğumu belirten raporları kabul etmiyorum. Yargıtay kararında projeyi hazırlayan benmişim gibi lanse edilmiş ama projeyi ben hazırlamadım. TTK hazırlamıştır. Bilirkişi raporlarında, tek yetkili benmişim gibi ifade edilmiş. Ben talimatla çalışırım, idarenin yap dediğini yaparım, yapma dediğini yapmam" dedi.

'KANUNLAR BİLE BÖYLE BİR KAZAYI ÖNGÖREMEMİŞTİ'

Yaşanan degaj olayının yönetmelikleri ve yönergeleri değiştirdiğini, dünyada yaşanan en büyük 2'nci degaj olayı olduğunu belirten Koparan, "Bu yaşanan olaydan sonra yönergeler değişti. Tedbirlerin seviyesi arttırıldı. Yönerge ve yönetmeliklerin bile öngörmediği bir kaza yaşandı. Türkiye'de yaşanan en büyük degaj olayıydı. Dünyada ise 2'nci en büyük degaj olayıydı. Kanunlar bile böyle bir kazayı öngörememişti, sonradan değiştirildi, buna göre hazırlandı. Daha önceki bilirkişi raporlarında çelişkiler vardır. Yargılama süreci devam ederken asıl işveren ile Star A.Ş.'nin arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olduğuna dair Yargıtay kararı mevcuttur. Dolayısıyla muvazaanın olduğu iş ilişkilerinde iş güvenliği sorumluluğu asıl işverene aittir. Bu nedenlerle yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ederim. Ayrıca bu olay yönetmelikleri değiştiren bir olay olduğu için bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasını talep ederim" diye konuştu.

'İHALENİN TÜM AŞAMALARINI SAYIŞTAY DENETLEDİ'

Mehmet Açıkel de "İhalenin tüm aşamaları Sayıştay denetçileri tarafından her yıl inceliyor. İhaleyi alan firmanın yetersiz olduğuna dair hiçbir tespit yapılmamış. Eğer bu kaza olmasaydı firmanın yetkin olmadığına dair bir konu gündeme gelmeyecekti. Firmanın yetkin olmadığını söylemek, suç üretmek gibi oluyor. Beraatimi talep ederim" dedi.

Hayvanseverlerden TBMM önünden tepki Hayvanseverlerden TBMM önünden tepki

'BEN EMEKLİ OLDUKTAN 3 SENE SONRA BU HADİSE OLDU'

TTK'nin eski genel müdürü Rıfat Dağdelen, "Ben emekli olalı 15 sene oluyor. Ben emekli olduktan 3 sene sonra bu hadise oluyor. Ben bununla suçlanmaya karşıyım. Yer altında böyle kazalar olmasın istenmektedir. Önlem alınmaktadır ama bu kazalar ne yazık ki oluyor. Yer altındaki kazalar anlıktır, önlenemez. Bunu 5-10 dakika önce tespit edebilirseniz bir şey yaparsınız, bu da zor" diyerek kendini savundu.

Madencilerin ve hayatını kaybedenlerin ailelerinin avukatları, sanıkların bilinçli taksir suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Avukatlardan Murat Kemal Gündüz, Yargıtay kararı ile ana dava ve birleşen dosyadaki bilirkişi raporlarının çeliştiğini ve birleşen dosya açısından yeni bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın geldiği aşama gereği yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığını belirterek bu talepleri reddetti.

Savcı duruşmada mütalaasını açıkladı. Sanıklardan Ersin Koparan, Şafak Sırrı Demirel ve Ahmet Aktaş hakkında 'Bilinçli taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmak' suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilen mütalaada, diğer sanıkların bilinçli taksir suçundan beraati istendi. Buna göre Yargıtay'ın bozduğu ana dava dosyasının 3 sanığına ceza istenirken, TTK'nin üst düzey yöneticilerinin yargılandığı birleştirilen dava sanığı 6 kişiye beraat talep edildi. Mahkeme, mütalaaya karşı avukatların savunma hazırlamaları için ertelendi. (DHA)