Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez seçilip seçilemeyeceği tartışması, 2018 seçimleri sonrası TBMM başkanlığı talebiyle Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim kararından ’13’üncü’ ibaresini silmesini akıllara getirdi. AK Parti yönetiminin anayasadaki eksikliklerin başından beri farkında olduğuna dikkat çekildi.

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olabilecekleri konuşuluyordu... Zülfü Livaneli ve Aylin Kotil açıklama yaptı HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olabilecekleri konuşuluyordu... Zülfü Livaneli ve Aylin Kotil açıklama yaptı

'CUMHURBAŞKANLIĞINA YENİDEN SEÇİLDİ'

Gazeteci Deniz Zeyrek'in FOX TV'de yayınlanan Orta Sayfa programında DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin'e atfederek açıkladığı belgelere değinen Yetkin, "AK Parti’nin bu açığın sadece farkında olmakla kalmayıp halının altına süpürmeye çalıştığını da gösteriyor" dedi. Yetkin bunu yazısında "Yüksek Seçim Kurulu (YSK) TBMM’nin talebiyle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı mazbatasında düzeltmeye gidip yeniden mazbata yazmış ama bunu da kayda geçirmiş" sözleriyle ifade etti. Olanların AK Parti'nin YSK kararlarına 2017 Anayasasıyla yargı yolunun neden kapatıldığını da açıklayan türden olduğunu belirten Yetkin şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 Nisan 2017’de MHP lideri Devlet Bahçeli’nin desteğiyle kabul edilen Anayasaya göre yapılan 24 Haziran 2018 seçimlerinde 2014’den beri sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığına yeniden seçildi.

'YDK BAŞKANLIĞINA YAZI YAZDI'

Erdoğan 2014’te 12’inci Cumhurbaşkanı seçilmiş olduğu için YSK da seçilme mazbatasını '13’üncü Cumhurbaşkanı seçilmiştir' diye hazırlayıp 4 Temmuz 2018’de TBMM’ye gönderdi. Buraya kadar süreç normal seyrindeydi. Ancak AK Parti hukukçuları buradaki 13’üncü Cumhurbaşkanı vurgusunun yeni Anayasa’nın 101’inci Maddesindeki 'Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir' hükmü nedeniyle Erdoğan’ın 2023 seçimlerindeki adaylığı bakımından sorun çıkaracağını fark ettiler. Bunun üzerine dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman 5 Temmuz 2018’de YDK Başkanlığına bir yazı yazdı. Kahraman, '13 rakamına, Cumhurbaşkanlığı görevi yapan kişi sayısı hesabından veya seçim sayısından ulaşılamadığı görülmüştür' diyor 'konunun tekrar değerlendirilerek oluşan tereddüdün kaldırılmasını' istiyordu.

'İSTİSNA ŞARTI YOKTU'

TBMM yazısı bir bakıma haklı görünüyordu; nitekim Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar birden fazla dönem cumhurbaşkanlığı yapmıştı. Ancak bilerek ya da ihmal edilerek dikkate alınmadığı görülen bir durum da vardı. 1961 ve 1982 anayasalarında 'bir defa' hükmü getirilmiş, bu durum Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007 Anayasa değişikliğine dek korunmuştu. 2007 Anayasa değişikliği sonrasında 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeniden adaylığı söz konusu olamasın diye de geçici, ya da istisna fırka eklenmişti. Oysa 2017 Anayasasında Erdoğan’ın 2014-2018 arasındaki Cumhurbaşkanlığının sayılmamasını öngören (101’inci maddede olması gereken) bir geçici fıkra, ya da istisna şartı yoktu. Buna rağmen dönemin Sadi Güven Başkanlığındaki YSK aynı gün toplandı ve bir gün önceki kararını değiştirdi. TBMM Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına 5 Temmuz’da yazılan yazıda bir önceki kararda yer alan '13. İbaresinin kaldırılmasına ve tutanağın buna göre düzenlenmesine' oybirliğiyle karar verildiği bildiriliyordu. Sadece 'Cumhurbaşkanı seçilmiştir' yazan yeni bir mazbata hazırlandı. Böylelikle 2023 seçiminde Erdoğan’ın muhtemel Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine tartışmanın ortadan kaldırılacağı hesaplanıyordu."