Ünlü ekonomist tarih verdi: Seçime hazır olun

Ünlü ekonomist Evren Devrim Zelyut, "Yaz sonu seçime hazır mısınız?" isimli yazısında AK Parti'nin oylarının eridiğinin farkında olduğu bunun sebebi ekonomik gidişatın kötü olması ve yandaşlara dağıtılan yatırımlar dikkat çekerek, "Artık yolun sonu geldi. AK Parti yaz sonu şansını deneyecek. Erdoğan'ın seçimi kazanması için mucizeler gerekli" dedi.

Gündem 21.02.2022, 08:30 21.02.2022, 08:47
Ünlü ekonomist tarih verdi: Seçime hazır olun

Ekonomist Evren Devrim Zelyut, kaleme aldığı "Yaz sonu seçime hazır mısınız? yazısında AK PArti'nin yaz sonu seçime girmesi halinde hezimete uğramadan seçimi kaybedeceğini aksi takdirde eriyen oylarının biler AK Parti'de işlerin yolunda gitmeyeceğini ifade etti. Zelyut, "Size şunu söyleyeyim, AKP sonbaharda seçim yaparsa belki hezimete uğramadan seçimi kaybeder. Ancak normal zamanı beklerse, bir şey yapmadan sorunların kendi kendisine çözüleceğini düşünürse; ki, Erdoğan kendisini 2008 yılındaki krizin bir benzerinde olduğunu zannetmeye devam ederse tarihî bir hezimetle karşılaşır" dedi.

AK Parti için yolun sonu olduğunu belirten Zelyut, "Artık yolun sonu geldi. AK Parti yaz sonu şansını deneyecek. Erdoğan'ın seçimi kazanması için mucizeler gerekli. O mucizeler ise Millet İttifakı'nın yanlış bir aday belirlemesi olur" dedi.

Zelyut'un ilgili yazısı şu şekilde:

AK Parti'nin anketlerde hızla erimesinin nedenlerini biliyoruz:

*Dışa bağlı ekonomi modelinin rezervleri bitirmesi,

*Yandaşlara dağıtılan, yatırımlardan ziyade faize ve verimsiz desteklere giden bütçenin ancak yüksek faizle alınan borçlarla ve zamlarla döndürülmesi,

*En nihayetinde bütün bu tablonun salgınla birleşip yarattığı tahribatı engellemek için çılgınca bir görüşe kapılıp faizleri zorla enflasyonun altına çekmenin; kuru, enflasyonu uçurması...

Görünen köy kılavuz istemez. AK Parti ekonomisini ayakta tutan üç sac ayağı da kırıldı. Bunlardan ilki tarım. Sektörde yılların ihmali üretimi düşürdü ve pahalı hale getirdi. Çiftçiler ekip biçmek yerine, şehirlere ucuz işgücü olunca, ülkede enflasyonu azdıran bir gıda fiyat artışı yaşanıyor.

Dile kolay 2020 Ocak ayında tarımda üretici maliyetleri %10 artmıştı. 2022 Ocak ayında ise bu artış %52 oldu. Maliyet yapısındaki keskin artışların rafları nasıl etkilediğini sizlere anlatmam gereksiz, zira uçuşa geçmiş fiyatları canlı canlı izliyorsunuz.

Sac ayağının ikinci çökeni ise imalat sanayi oldu. Normalde enflasyon yavaş yavaş yukarı giderken, Erdoğan'ın faiz müdahalesi ile kur önce 18 sonra 13 olunca üretici maliyetleri 2020 Ocak ayında %8,8 iken, 2022 Ocak ayında %93 oldu.

Haliyle bu durum iğneden ipliğe her malın fiyatını artırdı. Alım gücü yıllar içinde bitirilmiş halk pahalı ürünlere karşı talebi düşürdü. Üreticiler de azalan talep nedeni ile durgunluğa girdi. Ülkede hem yüksek fiyatlar hem de durgunluk başladı.

Kırılan üçüncü ayak ise AK Parti ekonomi modelinin motoru sayılan inşaat sektörü oldu. Maliyet artışları burayı da fena vurdu. Tarihte ilk kez müteahhitler artan demir ve çimento fiyatları nedeni ile grev kararı aldılar. Çimento patronları ve müteahhitler arasında tartışmalar çıktı. Dışa bağlı üretim bu sektörde de 2019 Aralık ayında %10,76 olan maliyetleri, 2021 Aralık ayında %67,74 olarak görmemize neden oldu. Ülkede kiralayacak ve satın alacak uygun fiyatlı konut bulunamadı.

Aslında bütün bu bildiklerinizi neden tekrar ettim? AK Parti Kur Korumalı (KKM) ve Yuvam Mevduat Ürünleri ile dolara faiz ödeyerek basıyor. Yaz ayında ise turizm gelirleri ile sonbahara kadar durumu idareye çalışacak. Ancak sonbaharda ne olacak? Türkiye ekonomisi çalıştıkça dolar ve Euro'ya talep artmayacak mı? Kuru, dolayısıyla enflasyonu tutmak mümkün olmayacak. Çünkü ortada maliyetleri düşürecek ne reform programı ne de bulunmuş işlemeye hazır petrol ya da gaz rezervi var. Yani enflasyonu çözecek kalıcı bir çözüm planı veya havadan gelecek para olmayacaksa kur kopup yine yukarı gidecek. O zaman karşılaştığımız sorunlar belki ancak bir IMF müdahalesi ile çözülecek. Peki bu durumda seçimleri yapmak için uyuşturucu misali KKM ve Yuvam ürünlerinin etkisinin sürdüğü bir dönem ve yazın bolluğu (artık ne kadarsa!) ile birleşmiş sonbahar ideal olmaz mı?

Size şunu söyleyeyim, AK Parti sonbaharda seçim yaparsa belki hezimete uğramadan seçimi kaybeder. Ancak normal zamanı beklerse, bir şey yapmadan sorunların kendi kendisine çözüleceğini düşünürse; ki, Erdoğan kendisini 2008 yılındaki krizin bir benzerinde olduğunu zannetmeye devam ederse tarihî bir hezimetle karşılaşır.

2008 krizi ABD'de başladı, ABD'nin bastığı bol para ile bitti. Bu para Türkiye'yi de ayağa kaldırdı. Ancak şimdi Türkiye dünya ile kavgalı, yüksek faizle borç almadan dış sermaye çekecek durumda değil. Üstüne iktisadi sistemi de verimsizlik, rekabet gücü düşüklüğü, üretim azalışları nedeni ile çökmekte... Bu sistemle seçimleri normal zamanda yapmak halkın hissettiği enflasyon acısını daha uzun süre çekmesi demektir. Bu acı ise AK Parti'ye oy kaybı olarak fatura edilecektir.

Artık yolun sonu geldi. AK Parti yaz sonu şansını deneyecek. Erdoğan'ın seçimi kazanması için mucizeler gerekli. O mucizeler ise Millet İttifakı'nın yanlış bir aday belirlemesi ve FED'in faiz artışlarının/bilanço daraltmasının Lira'yı vurmaması olacaktır.

Yorumlar (0)
22
açık