Milli Eğitim Bakanlığı'nın tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğini söyleyen Bakan Yusuf Tekin’e yönelik tepkiler sürüyor. 

"KENDİSİ DE ONLARDAN BİRİ"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Tekin'in ifadelerini anımsatan CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, "Kiminle protokol yapıyor? Bu cemaat ve tarikatlarla protokol yapıyor. Neden? Çünkü kendisi de onlardan biri" diye konuştu.

Atama bekleyen öğretmenlere vurgu yapan Adıgüzel, "Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor, Yusuf Tekin onlarla protokol yapmıyor. Okullarda can güvenliği sorunu var, uyuşturucu batağına saplanılmış ve okul çevreleri güvenliksiz, 30 bin okul güvenlikçisi atama bekliyor, onlarla protokol yapmıyor" ifadelerini kullandı.

Tekin'in sözlerinin tanıdık olduğunu kaydeden Adıgüzel, "Zamanında Fethullahçılar için de aynı cümleyi kurdular" dedi.

Adıgüzel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 

"Millî Eğitim Bakanı Tekin diyor ki; 'Ben bu cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğim.' Millî Eğitime tarikatları sokmak pedagojik bir cinayettir. 

Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor, Yusuf Tekin onlarla protokol yapmıyor.  Okullarda can güvenliği sorunu var, uyuşturucu batağına saplanılmış ve okul çevreleri güvenliksiz, 30 bin okul güvenlikçisi atama bekliyor, onlarla protokol yapmıyor. 

Peki kiminle protokol yapıyor? Bu cemaat ve tarikatlarla protokol yapıyor. Neden? 

Çünkü kendisi de onlardan biri, yani onların kankisi. 

"FETULLAHÇILAR DA AYNI CÜMLEYİ KURDULAR"

Yusuf Tekin’in sözleri çok tanıdık; Çocukların dağa çıkmasını önleyecekmiş. Zamanında Fethullahçılar için de aynı cümleyi kurdular, yine aynı 'STK' sözünü Fethullah için de kullandılar. 15 Temmuz günü emir veren komutanlar, emri uygulayan alt rütbeliler dağdan mı inmişti?

15 Temmuz’da hainler dağdan inmedi Yusuf Tekin, vaiz kürsüsünden indi, bakanlığınızdaki koltuklardan indi. Millî Eğitim Bakanlığı’ndan tam 35 bin kişi ihraç edildi. Cemaat paketi içinde silahlı kuvvetlere yerleşmiş, oralardan da uçaklardan, helikopterlerden indi, oradan da gelip bu Meclis'in ve milletin tepesine bindi. 

"MİLLİ EĞİTİM'DEKİ PARALEL YAPILARIN KOORDİNATÖRÜ YUSUF TEKİN"

O zaman da bunlara 'STK' diyordunuz Yusuf Tekin. 15 Temmuzda kapatılan tam 1.500 dernek, 100’ün üstünde vakıf var, onlar senin protokol yaptığın bu çakma STK'ler gibi de değildi, onlar bile bu devlete ihanet ettiler. 

O yüzden, Yusuf Tekin, sen o işleri bırak da işini yap. Çocuk istismarı yüzde 1.500 artmış, onlara baksana, çoğu da bu senin tarikat yurtlarında. Çocuklar uyuşturucu batağına gidiyor, çocuklar beslenme bozukluğuna gidiyor, çağdaş ve bilimsel eğitimin uzağına savrulan bir nesil elden gidiyor; sen işine baksana. En bağnaz, en teokratik rejimlerde bile kadın hakları yükselirken işte bu Yusuf Tekin okullarda kız ve erkek öğrencileri ayırmaktan bahsediyor. Bu, organize bir proje. Hani bir 'paralel yapı' tanımı vardı, işte, Millî Eğitimdeki paralel yapılar da bu Yusuf Tekin’in sözde STK’leri, işte Diyanet İşleri Başkanıyla yetkiyi paylaşıyor, bu paralel yapıların koordinatörü de Yusuf Tekin. 

ÇEDES PROJESİNE SERT TEPKİ

Şimdi, o protokol yaptığı yapılara başka yöntemlerle de para aktarılıyor. Ha, Yusuf Tekin bunlara 'STK' demese de 'holding' dese anlardık çünkü burada bir gerçeklik var, bunlar holding gibi çalışıyor. Yöntemlerden biri de ÇEDES. Neymiş bu ÇEDES? "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum." Görevlileri kim?  Din görevlileri. Çevre ile din görevlisinin ne ilgisi var? Sanırsın TEMA, sanırsın Greenpeace. 

Din görevlilerinin çevre projesiyle ne alakası vardır diyordum, bir alaka bulmuşlar; camilere götürdükleri çocuklara çevre ve mıntıka temizliği yaptırıyorlar.  ÇEDES’e eğer 'Çocukları Eğitimden Devşirme Sistemi' derseniz daha dürüstçe olur. 

ÇEDES’deki din görevlilerinin çevreyle ne kadar alakası varsa bu Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de millî eğitimle o kadar alakası var. 

Akşener'den vatandaşa azar: Oy vermeyin siz de Akşener'den vatandaşa azar: Oy vermeyin siz de

Bir kere eğitimci değil, siyaset bilimci. O yüzden, seçim öncesi diyor ki; 'Siyasetçilerimize sahip çıkmalıyız.' Bakın 'Çocuklarımıza sahip çıkmalıyız' demiyor. Çocuklarımızın üzerinden elinizi çekin."

TBMM Genel Kurulu’nda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bütçe görüşmelerinde konuşan Bakan Yusuf Tekin, "Sizin tarikat-cemaat dediğiniz bizim STK dediğimiz yapılarla protokol izlemeye devam edeceğiz" demişti.