Aşağı yukarı “sigara kullanmıyorum” demek neyse,
yakında sanat çevrelerinde “yapay zekâ kullanmıyorum” demek de o olacak.
Bugün hâlâ bir tercih gibi duruyor.
Ama yarın bir etik beyan, bir sanatsal duruş, hatta bir ayırt edici kimlik cümlesine dönüşecek.
“Yapay zekâ kullanmıyorum.”
Tıpkı şu cümleler gibi:
— Sigara kullanmıyorum.
— Alkol kullanmıyorum.
— Şeker tüketmiyorum.
Bunların hiçbiri artık ahlâk dersi değil.
Hepsi bir beden ve zihin koruma refleksi.
Sanatta da aynısı olacak.
Müzikte
Bir şarkı dinleyeceğiz.
Temiz, düzgün, matematiksel olarak kusursuz.
Ama bir yerde şunu hissedeceğiz:
Bu şarkı terlemedi.
Bu melodi beklemedi.
Bu ses yanlış söyleyip utanmadı.
Ve sanatçı şunu yazacak biyografisine:
“Tüm bestelerim insan eliyle yapılmıştır.
Yapay zekâ kullanılmamıştır.”
Bu cümle, organik ürün etiketi gibi çalışacak.
Resimde
Bir sergide duracağız.
Renkler etkileyici, kompozisyon kusursuz.
Ama ressamın elinde boya lekesi yok.
Fırça izi yok.
Yanlışın izi yok.
Ve bir köşede küçük bir not:
“Bu sergideki eserlerde üretken yapay zekâ kullanılmamıştır.”
Bu not, eserin fiyatını artıracak.
Çünkü hata pahalıdır.
Zaman pahalıdır.
İnsan pahalıdır.
Edebiyatta
Bir metni okuyacağız.
Akıcı, temiz, kurallı.
Ama bir cümlede takılacağız.
Çünkü o cümle fazla doğru.
Oysa edebiyat biraz tökezlemelidir.
Biraz nefes darlığı olmalıdır.
Bir kelimeyi seçerken tereddüt etmelidir.
Yakında kitap kapaklarında şunu göreceğiz:
“Bu eser yapay zekâ destekli değildir.”
Bu, bir kusur ilanı değil;
bir insanlık beyanı olacak.
Neden böyle olacak?
Çünkü yapay zekâ hazdır.
Hızlıdır.
Kolaydır.
Bedava dopamindir.
Ama her haz gibi, doz arttıkça anlamı öldürür.
Sanatın değeri,
yapabildiğinde değil,
katlandığında ortaya çıkar.
Beklediğinde,
yanıldığında,
silip yeniden yaptığında.
Yeni ayrım çizgisi
Yakında iki tür sanatçı olacak:
— Üretenler
— Derleyenler
İki tür eser olacak:

— Yaşanmış olanlar
— Hesaplanmış olanlar

Ve iki tür cümle:

— “Yapay zekâ ile yaptım.”
— “Yapay zekâ kullanmadım.”

İkincisi, sessiz ama ağır bir cümle olacak.
Yapay zekâ kötü değil.
Sigara da kötü değil.
Alkol de.

Ama herkes için iyi de değil.

Sanatta asıl mesele şu olacak:

Bu eseri yaparken,
ruhun mu çalıştı
yoksa sistem mi?

Ve bazıları hâlâ şunu demekte ısrar edecek:

“Ben yapay zekâ kullanmıyorum.
Çünkü sanat,
maruz kalma hâlidir.”